30 Aralık 2010 Perşembe

İniltilerle dolmaya başladı odalar,kimin öldüğünü bilmediğimiz bir günde,içimizdeki umutları gömüyorlardı.

YÜZÜ YIKANMAMIŞ GECELER

Gecenin soğuğunu  almışım koynuma

Bir titreme dadanmış ayaklarıma

Gel yat yatabilirsen bu soğuk ranzada


Yan tarafımda  kırık bir pencere


Rüzgar usul usul sokuluyor kırık yerinden içeriye


Sesi ağıt gibi vurdukça vuruyor ,ciğerime 


Gel düşlere dal dalabilirsen bu üşüyen gecelerde


Dalda yaprak gibi sallanırdı bütün yalnızlıklarım


Yüzü yıkanmamış gecelerde kimsesizdi aşklarım


Tüm aşklara inat sevişirim bölük, pürçük uykularımla


Gel bu gece yanıma gelebilirsen


21 Aralık 2010 Salı

ÇOCUKLUĞUMDAKİ GÜLÜŞLER

İyice yoksullaştı hayatım

Cüzdanımda dün otobüste çaldırdım


Hayallerimi güpegündüz bir yankesiciye kaptırdım


İnan hiç bir şeyim kalmadı son oyuna ceketimi koyacağım


Hileli zarlarla kaybettim


Anlaşıldı bu gece üstüme bir şey örtmeden yatacağım


Katakulliye getirilmiş bir ömür benimki si


Yalanla yıkadılar inan tertemiz bedenimi


Öyle acılar yıktılar ki


Hiçbirinin mülkiyeti bana ait değildi


Ve öyle talan ettiler ki


Her tarafım birbirine girdi


Tek kaybetmediğim şeydi


Çocukluğumdan kalan bu gülüş


Kaybetmemek için bende yokmuş gibi davrandım


Fark edilince dedim ki "  dün hurdacıya sattım"


Yok etmek için vurduklarında ölü numarasın yattım


Bu gülüşü ben sana sakladım.