Ah günahlar şehri
Alnıma dayadın tetiği
Esir aldın ya bedenimi
Sana çaldırdım gencecik günleri
Sana kaptırdım en güzel
sevgileri
Sana geldiğimde yeşeren bedenim
Can yakan asit yağmurlarından geçti
Kurak yazlarında susuz direndi
Tozunun dumanın sisi indi
Yağman talanın dalarımızı ezdi
Ey günahlar şehri
Derin kazıdın yaşamın izlerini
Kırık bir bavula ayrılamadım ya ayıplarım kendimi
Yenilgilerin er meydanıydın
Hep hileli ve hep yanlıydın
Kazanacakken hep darbe yaptın
Sel oldun bizi içine kattın
Çamur oldun bizi içine attın
Zor oldun kolayı yaptırmadın
Bahar olduk çiçek açtırmadın
Bayrak olduk devrim yaptırmadın
Aşk olduk kıvılcımınla kendimizi yaktık
Tüm giden dostların ahını aldın
Hepsinin bir yanını eksik bıraktın
Birer birer ihtişamlı sonlarla uğurladın
Rüzgârımızdan nem kaptın
Işıldayınca gülüşümüz ışıklarından kıskandın
Yarin dudağını öperken ayıpladın
Hey günahlar şehri
Zalimden bozma keyifçi alemci
Mezene katıp harcadın dibine kadar sıyırdın bizi
Hacamat ettin büyüttüğümüz sevgileri
Koca obur gibi çabucak mideye indirdin
Hemen sindirdin
Doyuramadık seni
Şimdi gelir yenileri
Belki yener içinden biri seni