5 Eylül 2015 Cumartesi

Bazen dilsiz kalıyor hayat
Enkazda çıkarılan, tanınmayan ölü bir aşk
Düş oldu yalan oldu bak gör 
Toz oldu, duman oldu   bak gör

Dursa ne olacak zaman
İlerlemeye devam ediyor kolundaki saat
Zaman kimi iyileştirmiş ki  olsun ona  ilaç
Ses vermez, kulak asmaz artık herkese  inat
Vuruldu, düştü,kanadı  nede çok

Ah madenler madenler
Ölümü çıkarırlar senin içinden
Ah madenler madenler 
Kadar deyip üstünü çizenler

Koşardı yetişemezdi hep o sendeler
Düşse de, kalksa da o hep yolunda giderdi
Bazen bir solukta, bazen bir şarkıda
Kaybolup gitmekte var biranda

Toprağına sarıldı elleri
Yüreğini parçaladı o içindeki
Ölülerde ağlar mı bilinmez ki
Karanlığa gömüldü gitti elleri


Bu gece çok kederli
Yağmurun dibini içmeli
Bu gece çok dertli
Göz yaşıyla sevişmeli

Bu gece kadehte değil şişedeyim
Yapayalnız bir sokağın delisiyim
Sırılsıklam, sarhoş, serseriyim
Yanıp, sönen sigaranın ucu gibiyim

Bu gece çok hüzünlü
Yüreğine dokunup
Karanlığından öpmeli
Bu gece çok soğuk
Uyandırmadan üstünü  örtmeli

Bu gece sahte değil gerçeğim
Bu gece upuzun bir gölgeyim
Karanlığa sığmayacak kadar besbelliyim
Kopacaksa fırtına en öndeyim

Her gün başka bir düzmece
Öğrenmişler, konuşuyorlar ezbere, ezbere
Okuyup, yazıyorlar hep hece hece
İnanasım gelmiyor işte

Dediğin yerde,  yakmışlar günahı tüter üstünde
Pimini çekmişler, yazdıkları saçılmış her yere 
Kalemini kırmışlar acısı durur şu yürekte
Yaşı, kurusu da bilinmez belki de
Ateşi sarar, dumanı boğar senide

Yaktı; yazanı da ,yazılanı da
Çizdi;,çizeni de ,çizileni de
Gömdü; şairde, şiiride
Yıktı heykelide de  yırttı resimide 
Üzdü; dünü de,bugünü de


Kanaya kanaya ,iyileşir mi yaralar
Çekile çekile biter mi acılar
Azala azala kurur o saltanatlar
Kim gider kim kalır bilinmez ama
Seni de yakalar vurur o günahlar

Baharı görünce hemen uyanırdık
Bütün çiçeklerimizi ona sunardık
İlk donda hepsini kaptırırdık
Hayat sana kandık
İşte hep böyle saftık

Bilmiyor
Duymuyor
Gelip de dese olmuyor
Ne olacak sanıyor
Yazı yazarız ruhuna
Şiir dizeriz saçına, kaşına
Duyup da gelse 
Kapıdan girse
Sarılıp nefesini sevsem
Ne olacak sanıyor
Ömür çizeriz yoluna 
Gül dikeriz sağına soluna
Bilse de 
Duysa da 
Hiç gelip sarmasa da
Ne olacak sanıyor
Şarapta bekletiriz hüznünü
Şarkılara yazarız gülüşünü 
İçim yanar,dışa gömerim külünü

Bırak yarın daha uzun olsun
Ölü evler ceset koksun
Sabahı geceden vursun
Salınarak gel kader utansın

Bazen yaka yaka kül eder
Dinamiti patlatır, yıka yıka deler
Topuyla, tüfeğiyle vurur da geçer
Yediremez tutup tetiği çeker
Çırılçıplak gel utanırım belki ben

Yolunda dursun, yolunu alsın
Bu şerit tıkandı, orası hep aksın
Bu yolundan şaştı o hep yolunda kalsın
Gözyaşımla gel sebep olan utansın

Aşka gider, sevdaya gider
Kimi biter,  kimi yeni tüter
Bazen, yetişemez,  elinden kayar düşer
Burası kırıldı, orası dimdik durur öyle 
Parçalarımla gel toz olurum belki ben

Dudakların dikilir
özün eritilir başka kalıba dökülür
harflerin,cümlelerin
senin değildir artık söylediklerin
başka birisindir
tanıyamazsın ki,tanışamazsın ki
gel dese de yanaşamazsın ki

ah bu oyunlar
oyunu oyanaylar
bizi bizden çalanlar 
sizi yakalarsa bir gün bu çocuklar
hesabı mahşere bırakmazlar

toprağını ,suyunu
değiştirirler huyunu
iliğine kadar çekerler ruhunu
gürüh güruh işlerler sonunu
çokturlar,birden çullanırlar
kıyarlar,kırarlar, vururlar o çocukları



Acılar sarınca bedeni
Su yıkar mı kederi
Kanlı eller sarmış geceyi
Kelimeler hiçliğin çaresizliği
Bul beni vahşetin ta dibiyim

Ey can
İçime sızan
Tut beni bırakma bir an
Çok yanıyor yüreğim
Tutuşabilirim her an

Zaman iğneler benliği
Kıymışlar,  gencecik bedeni
Kim uyandırabilir ki ölüleri
Ne çoktur hayatın zalimi
Bul beni vahşetin ta dibiyim

Ey can
Ömrümdeki her an
Sar bana dolan,
Çok sarsıldı ömrüm
Yıkılabilirim her an

Ey can
İçimdeki kan
Dolan dur durma bir an
Yakılır mı gencecik can
işte oldu ya  ziyan

Sana da gider, bana da gider
Düşüp, düşüp derine de  iner
Karanlığa gömülür kaybolur biter
Dost olunmaz, yol alınmaz, yüreğinden düşer

Sende de biter, bende de biter
Üstünü çizer, mezarına gömer
Dibinde kalanı kafasına diker
Ah olur vah olur söylene söylene gider

Senide geçer, beni de geçer
Üsteleme boşuna ikimizi de ezer
Toza dumana boğar, uçurum gibi iter
Silinir tüm izler, unutulur gider bütün yeminler
Geride kalır, üstü kapanır, toprağı bol olsun ayrılıklar kalır

Günden, geceden
İlimden, heceden
Kafesinden,  yeminden
kurutulamaz ki içinden
Uçamaz ki!
Dolaşamaz ki!  
Gelip de konamaz ki!

Sazından, sözünden
Dem vurur özünde
Bu yalan denizinde
Kurtulamaz ki çırpınır içinde
Dibine batar!
Suyunu yutar!
Yine de lafını tutar!

Çalandan, kaçandan
Yeminini, sözünü satandan
Vaazından, niyazından
Kim yürür arkasından
Kurtulamaz ki kalır arasında
Kaçamaz ki!
Sıyrılamaz ki!
Aralardan sıvışamaz ki! 
Özünden ruhunu yaratamaz ki!
Dilimde kalır tadın
Bir salın be kadın
Dudağımda adın
Aklıma düştün be kadın

saçların darmadağın
gözyaşların yüreğime aksın
bırak ruj da bulaşsın
öpte derin kazısın


Gözlerinden düştü mü be  kadın
 Bir sıkılır ruhuna sarılırım
Gel içimde uyu be kadın
Ölüm kadar uzak mı her yanın

Çocukmuş düşler
Büyümüş bedenler
Değişmiş bildiğin yüzler
Tanıyamadın
Saramadın
Bende buradaydım eskiden
Gelemedin, gidemedin
Dur hesaba çekme hemi
Yarattın gurbeti
Asıl sana sormak lazım
Kalmayıp da gideni
İçine kadar, dışına kadar
Dibine kadar, sapına kadar
Aklım ermez gidene kadar
Sökülür mezarlar
Dikilir yeni hayatlar
Değişir ovalar dağlar 
Sende silersin bizi sonuna kadar
Çekilir zaman 
Biter o devran
Sende çürütürsün bizi
Kurduna, kuşuna kadar
İçine kadar, dışına kadar
Dibine kadar, sapına kadar
Aklım ermez gidene kadar

Upuzundur sürgün yolu
Ne çok batar kalemin ucu
Özlem sarar, gurbettir başucu
Şiire bulanır mezarının yolu

Kapkaradır sürgün yolu
Gideni çoktur, gelmez sonu
Sürgün müdür sanatın,şiirin   yurdu
Güneştedir, sevdadadır, dosttadır umudu

Gideni getirmez sürgün yolu
Yaparlar bir kahpe oyunu
Olur sana düşman, cahil ordusu
Toprağında bile çürümez tabutu
Vatan gibi  gelir konar  umudun çocuğu