30 Eylül 2011 Cuma

BÖYLE HAVALARDA

Böyle havalarda kimsesiz biri ölür

Yağmur durmadan yağar 

Böyle havalarda bir çocuk yetim kalır

Gözyaşları yağmura karışır 

Üstü,başı sırılsıklamdır

Böyle havalarda suçsuz biri asılır

Yağmur gittikçe bastırır

Böyle havalarda bir babanın çocuğu dar ağacında sallanır

Eşyaları alınır

Bütün giysileri sırılsıklamdır

Böyle havalarda bir yolcu yolunu şaşırır

Bir heyelana kapılır

Böyle bir havada bir kadın kocasını sarılır

Üstü başı çamura bulanır

Böyle havalarda bütün dostlarınız sizle vedalaşır

Yağmur öyle bir yağar ki bütün kara bulutlar üstünüze toplaşır

Böyle havalarda  herkes matem taşır

Kimin öldüğünü bilmesenizde  herkes sizin için toplanır.

27 Eylül 2011 Salı

SEN VE BEN

Sen o masada

Ben bu masada


Sen saçlarını savurmuşsun rüzgara


Gülümsüyorsun hayata


Ben duruldum


baya da kırıldım zamana


Sen gömülmüşsün keyif sigarasının dumanına


Bense demli bir çay kıvamında


Sen tatlı bir günün telaşında


Bense hoşlandım herhalde senden  süzüyorum çaktırmadan


Sen içiyorsun rakıyı susuz tarafından


Ben çoktan sarhoş oldum alışık değilim bu havalara


Sen ince figürlerle ve tüm zarafetini takıp  peşine  giderken kapıya


Ben çoktan sızmış kalmışım masada.